Sayfa metni
110/ Hazret-i Ömer - “Size nefsime tercihân bir muallim ve müşavir gönderiyorum ve sizin hatırınız için ondan ayrılıyorum.” diye mektub yazmıştı. Hz. Ali -radıyallahu anh- müstesna olduğu halde, Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ın ilim ve irfânda nazîri yok tu. Fakat her âlime Hz. Ömer -radıyallahu anh-, kendi sinin mâ-fevki imiş gibi mûâmele ederdi. Hz. Übey bin Ka’b -radıyallahu anh- irtihâl ettiği za- mân: - "Bugün müslümanların bir dimağı mesâbesinde olan bir adam irtihâl etti.” demişti. Hz. Ömer -radıyallahu anh-, Medine hâricine çık tıkça Hz. Zeyd bin Sâbit -radıyallahu anh-’ı nâib-i hükü met ta’yîn eder, avdetinde bâzı arâzî vererek mükâfât- landırırdı. Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh-, Hz. Selmân-ı Fârisî -radıyallahu anh- Hz. Sa’d bin Ebî Vakkâs -radı- yallahu anh-, Hz. Ebû Mûsa’l-Eş’arî -radıyallahu anh-, Hz. İmrân bin Husayn -radıyallahu anh- gibi hazerâta hürmet ederdi. Onlara irfânlarından dolayı tahsîsât bağlamıştı. Hz. Ebû Zerr Gıfârî -radıyallahu anh-’e irfânından dolayı, Ashâb-ı Bedir gibi maâş bağlamıştı. Hz. Umeyr bin Vehb -radıyallahu anh-’e, bir muhâ- rebede sonuna kadar sebât ettiği için senevî 20 dinâr veriyordu.

