Sayfa metni
1 86 / Hazret-i İbrahim yaptı. O vahyettiğimiz şey dîni ikame edip ahkâmını halelden vikaye etmek ve dinde tefrika etmemek tir.”129 Fahr-i Râzî ve Ebu’s-Suûd Efendi’nin beyânları veçhile bu âyet-i celîle beş hükmü câmîdir: . 1 - Cenâb-ı Hak Nuh -aleyhisselâm-'a vasiyet (emr) ettiği ahkâm-ı dîniyeyi ümmet-i Muhammed’e de meşrû kılmıştır. 2 - Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e vahyo- lunan ahkâmın da meşrû olmasıdır. Yani “Bizim sana vahyettiğimiz ahkâmı da sana ve senin ümmetine meşrû kıldık.” demektir. 3 - Ulü’l-azm peygamberân-ı zî-şândan Hazret-i İb- râhim, Mûsâ ve îsâ -aleyhimüsselâm-’a vasiyet olunan ahkâmın da ümmet-i Muhammed’e meşrû olmasıdır. 4 - Enbiyâya vasiyet edilen ahkâmdan birisi, dîni ikâme ve ahkâmını halelden ve tağyirden korumaktır. 5 - Vasiyet olunan mesâilden biri de dinde ihtilaf edip fırkalara ayrılmamaktır ki esâsında ittifak üzre bu lunmaktır. Fahr-i Râzî ve Nisâbûrî’nin beyânları veçhile “dîni ikâme” ile murâd dînin erkânında adâlet, bâtıl olan şey lerin duhûlünden dîni muhâfaza etmek, dînin ahkâmını bâtıldan vikâye ile vazifelerini ifâya devam, kemâl-i cid diyetle hukûkunu îfâya müsâraat etmektir. 129. Şûrâ Sûresi / 13

