Sayfa metni
166 / Hazret-i ibrâhim rünce rahmânî olduğunu bildiğinde o güne “Arafe" de nilmiştir. Üçüncü günü tekrar görünce emr-i İlâhînin kat’î olduğunu bildiğinden ve kurban kasdeylediğinden o güne “Yevm-i Nahr - Kurban Günü” denilmiştir. İbrâhim -aleyhisselâm- ip, bıçak ve balta alıp odun getirmek, için dağ başlarına gideceklerini oğlu İsmâil’e söyledi. ' Mina denilen mahalle varınca İbrâhim -aleyhisse lâm- rüyâsını oğluna hikâye ile taraf-ı İlâhîden böyle bir ibtilâ ve imtihan olunduğunu beyan ile oğlunun re’yini sorarak istişâre eyledi. Kurban edilmek hususunda İsmâil İle ishak arasın da ihtilaf olunmuş ise de esah olan ismâil -aleyhisse- lâm-’dır. Çünkü bu sûre-i celîlede zebh yani kurban kesme kıssası tamam olduktan sonra İshak -aleyhisse lâm- ile tebşîr olunmuştur. ¿cJÛı ^ u 'J^t ^ j âyet-i celîlesi zebh hâdise sinden sonradır ki, “İbrahim’i, sâlihlerden bîr nebî olarak İshak ile müjdeledik”114 demektir. Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in: "Ben iki kurbanlığın oğluyum!’ buyurması da, kurban olunması emrolunanın İsmâil -aleyhisselâm- olduğuna delâlet eder. Bunlar: İsmâil -aleyhisselâm- ve pederi Abdullah’tır. Rasûl-i Ekrem’in dedesi Abdülmuttalib’e bir zaman dan beri kapanmış olan Zemzem kuyusu rüyâda gösteri lerek bir oğlu ile açmak istediyse de mânî olmuşlardı. Ab- 114. Saffat Sûresi /112

