Sayfa metni
210 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) belki İslâm’a bir zarar gelir” diye Şam’a yakın bir mahalde ikâmet eylediğini söyledi. Hz.Haüfe de hâzır-ı meclis olan eshab-ı kirâma: - Hz. Ebû Ubeyde’nin ceng ü cidal etmeden ve bir adam şehid olmadan âsâniık ile Şam gibi bir vilâyeti feth etmesi bir emr-i muhaldir. Makul ve münâsib olan Hz. Ebû Ubeyde’yİ seraskerlikden azletmekdir, dedi. Ve onlar da bu re’yi kabul etmeleriyle Hâlid bin Velid -radıyallahu anh- ’e zirdeki mütercem name-i şerif tastîr buyuruldu! "Ben ki Halife-i Rasûl, Ebû Bekir’im, ya Hâlid: Sana nâmem varınca malumun ola ki: Ebû Ubeyde -rıdyallahu anh- ile Şam üzerine tâyin ettiğim asâkir-i İslâm'ın cümlesine seni serasker nasb etdim. Hz. Ebû Ubeyde’yİ azl etdim İmdi. Sen dahî din-i İslam uğrunda HakTeâlâ ve Rasûlü’nün düşmanları olan küffar ile cenk ve cidal etmekte tekâsül ve ihmal etme yesin.” Ebû Bekrİ’s-Sıddîk Halife Ebû Bekrİ’s-Sıddîk -radıyallahu anh- Hazret lerinin name-i hümâyunları Hâlid bin Velid -radyallahu anh-’a vasıl oldukda seraskerliğin kendi uhdesine tevcih buyuruiduğuna dair Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh-’a Âmir -radıyallahu anh ile bir mektub gönderdi ve kendisi de askerleriyle beraber Şam’a azîmet ettiler. Hz. Ebû Ubeyde emir-i müşârun ileyhin gönderdiği mektuba muttali oldukta:

