Sayfa metni
200 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) rarak her dakika harekete müheyyâ bir halde ihzâr ve teçhiz etmişdi. Ve Cezîre’dekİ Arab kabâilini murakabe için de Velid bin Ukbe'yi göndermişdi. BizanslIlara yardım va’dinde bulunan Arab kabileleri bilâhare nedâmet ile BizanslIları bırakıp gideceklerine dâir Hz. Hâlid'e haber göndermişlerdir. Asâkir-i islâmiyye Hz. Ebû Ubeyde'ye tazyîk ile taar ruz emrini sabırsızlıkla bekliyorlardı. Hz. Ebû Ubeyde orduya hitaben: “Müslümanlar için de bugün sebat eden dünyanın her nimetine nâil olacak- dır. Şayed içinizde ihraz-ı şehâdet eden olursa sizi temin ederim ki bizzat Rasûl-i Ekrem’in şu sözlerini işitdim: - "Bir insan müşrik olmadığı halde harbde ölürse cennete gider." Hz. Ebû Ubeyde’nin bu sözleri üzerine askerlerin şevk ve galeyanı kat kat artmışdı. Ordu taarruza başladı. Arab kabâili de Hz. Hâlid’e verdikleri söz dâiresinde BizanslIları terk ettiler. Bu sû- retle hıristiyan ordusunun cenahları sarsıldı. BizanslIlar ric’ate başladılar. Mercü’d-Dibâca kadar perişan bir halde kaçmışlardı. Bu, hıristiyanların Suriye'ye karşı vukubulan ve hüsran ile neticelenen son taarruzları idi. Bu hezîmeti müteakıb hıristiyanlar bir daha Müslümanlara karşı hiç bir taarruzda bulunamamışlardır. Sonra ebû Ubeyde -radıyallahu anh-, Halîd bin Velîd -radıyallahu anh-’ı Haleb vilâyetinin merkezi olan Km- nesrin üzerine gönderdi. Hîrakl’in Mînas nam generali

