Sayfa metni
Dırâr Bin Ezver (r.a) / 193 - Zu’m-ı fâsidince aç zannettiğin Arablar bugün din-i çelil ve Peygamber-i zişân sayesinde her türlü nimete nail oldular. Satvetleri İslamiyetdir. Birsayha-i mücahidaneleri dağları sarsar, ovaları dereleri inletir ve savâık-ı besalet- leri düşmanları yakar, velvele-i merdâneleri seni tiril tiril titretir. İşte bak karşında nasıl bî-pervâ söylüyorum, hiç havf ediyor muyum? Hirakl: - Bize galebe edeceğinize neden emin oluyorsunuz, Allah bizi size mi teslim etdi? Dırar: - Senin kötü huylarınla hakikati bırakıp da alayiş-i dünyaya rağbet eylediğin bizi cesaretlendirdi. Dırar-radıyallahu anh- Hazretlerinin verdiği cevab- lardan Hirakl'in ümerâsı gazablanarak her birisi ellerini kılınçlarının kabzalarına doğru götürdüler ve bir ağızdan Hirakl’e. - Bu Arabi niçin böyle söyletiyorsunuz, hayatının lüzümuvarmı? Hirakl: .-İcabına bakınız. İmparatorun verdiği emir üzerine cümlesi sell-i seyf ederek Dırar’a vurmağa başladılar. Otuz kırk kılıncın bir den inmesi vücûd-ı âlîlerini ağır sûretde cerihadar eyle diğinden o müzeyyen yerler hünâbe-i Dırâr ile mülemmâ oldu. Hz. Dırar derhal orada düşüverdi.

