Sayfa metni
184 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a)----------------------------------------------- Zevcesinin gözüne ilaç koymakla meşgul olan Zü- beyr bin Avvâm -radıyallahu anh- Hazretleri bu sadâyı işitince derhal silahını alıp atına binerek mücâhidîn-i din ile birlikte düşman fırkası üzerine hamle ederek “Allahu Ekber” sadâlarıyle hücum etmeye ve saldırmaya baş ladılar. Mücâhidin-i kiramın yeniden fedakârane hücumla rına karşı düşman mukavemet edemediğinden orduları na firar etmişlerdi. O gün akşam olmuşdu. Ertesi sabah ezân-ı Muhammedi okunmaya başladı. Müezzinlerin güzel sadâları mücâhidîn-i İslâm’ın şevk ve gayret-i di- niyyelerini galeyana getirdi.29 29. Buhâri Hz. Zübyer'in Yermuk harbinde bir kahramanlığı olduğunu oğlu Urve'den rivâyet ediyor: Yermuk harbinde mücâhidler Zübeyr'i İslâm kahramanlığının sembolü addederek: Ey Zübeyr, haydi bakalım Rumlara saldırsana... Biz de seninle berâber saldırırız, demişlerdi. Zübeyr amansız hamleleri sırasında omuz kökün den iki geniş yara almışdır. Bu iki yaranın arasında Bedir harbinde yediği bir darbenin çukurluğu da vardı. Ben çocukdum. Bu üç darbenin yerleri ne pamağımı sokar oynardım, demişdir. Ertesi gün Rumlardan bir elçi gelerek Hz. Hâlid’in Mahan tarafından mükâleme edilmek üzere dâvet olun duğunu söyledi. Hz. Ebû Ubeyde: - Ya Hâlid seni Mahan dâvet ediyor. Yalnız şüceân-ı guzatdan istediğin kadar al da git. Belki sulh olarak ciz yeyi kabul ederler, dedi. Hz. Seyfullah maiyyetine yüz kadar şeci’ mücâhidin den alıp Mahan ile mükâleme etmek üzere vardılar.

