Sayfa metni
124 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) O sırada bir mektub gefdi. Hirakl metubu hemen oku yarak: -Ah! Kalus sen de mi toprağa karışdın? Sana gitme demedim mi? dedi. Teessüründen bayılmak derecesine geldi. Hirakl’in kızı Mari de pederinin bu acıklı halini gö rünce atılarak: - Ne var babacığım? Arablara ne olmuş? Hirakl: - Git evlâdım ciğergâhıma saplanan oklara merhem olamazsın! Bari sen gözüme görünme, dedi. Natlik: - Ne yapıyorsun! Pederinin böyle kederli bir vaktinde teselli edecek yerde telâşa veriyorsun dedi ise de Mari: - Kuzum general doğru söyle ne var? dedi. Natlik de: - Ne olacakl Ordu münhezim olmuş. İzrâil ile Kalus kal'a dibinde katledilmişler. Mari yüksek sesle: -Ah Kalus ölmüş mü? Demek oluyor ki baht-ı siyâ- hım beni mes’ud etmeyecek, düğünümüz olmayacak. Natlik: - Şu kadınlar ne kadar garibi Kırkbin kişilik or dunun mahvolduğuna acımıyor da kendi düğününü

