Sayfa metni
120 / Hz. Halici Bin Velid (r.a) - Sen bu Arab askerinin büyüğüsün. Düşün ki ordu çobansız koyun gibi kalacakdır. Hz. Hâlid; - Benim askerimin hepsi arslandır. En aşağı olanı benim. Fakat sen kimsin? dedi. Îzrâil: - Rumların kumandanıyım. Bana İzrâil derler. Can alırım, dedi. Hz. Hâlid: - Öyle ise bugün de ben senin canını cehenneme göndereyim! İzrâil: -Aman yâ Hâlid, bir şey soracağım: Esir genç gene ral sağ mıdır? Hz. Hâlid: - Bizde yalan söylemek haramdır. Kalus'u soruyor sun değil mİ? Ben onu habsetdim, sağdır. İzrâil: - Niçin sağ bırakıyorsun? O Rumların en ileri gelen bir generalidir. Hz. Hâlid: - Evet ben de öyle olduğunu biliyorum. Fakat ikinizi berâber öldürmek için saklıyorum, izrâil: - Sana bin dirhem altın vermiş olsam onun başını kat’ eder de bana verir misin? Hz. Hâlid: - Bu bin dirhem altın Kalus’un kanı bahasıdır. Kendin için ne vereceksin? izrâil: Teaccüble: - Demek beni telef etmek istiyorsun öyle mi? Bâri evvel ben seni idam edeyim, diyerek hücûm etdi. Cenâb-ı Seyfullah da ona şiddetli hamle ile bir kılınç salladı ise de izrâil at oynatmasını bildiğinden rast geti-

