Sayfa metni
168 / Hazret-i Ali ya kavuşasınız. Önce gidenler, gelecek olanları bekli yorlar. Ülkeler ve kullar arasındaki muamelelerinizde Al lah'a muhalefetten sakınınız. Çünkü sîzler, ülkeleriniz den ve hayvanlarınızdan bile sorumlusunuz. Aziz ve Çelil olan Allah’a itaat ediniz. O’na âsi olmayınız. Bir i- şin hayırlı olduğuna kanaat getirdiğiniz zaman, onu ya pınız. Şer kabul ettiğiniz şeyi de yapmayınız. Yeryüzün de az ve zayıf olduğunuz zamanları hatırlayınız.” Hazret-i Ali, bir konuşmasında îmân, amel ve zikir hakkında şunları söylemişti: “Allah’a muhalefetten sakınınız. Kulu kurtaracak olan en üstün vesileler iman, Allah yolunda cihad, insa nın tabiatında mevcut olan samimiyet, dinin direği olan namazı kılmak, Allah’ın farz kıldığı zekatı vermek, Al lah'ın azabına karşı bir kalkan olan Ramazan orucunu tutmak, fakirliği gideren ve günahları döken haccı ifa et mek, serveti bollaştıran, ömrü uzatan ve dostların sev gisini kazandıran akrabayı ziyaret, hataları silen, Al lah’ın gazabına mani olan gizli verilen sadaka ve fenâ bir şekilde zuhur edecek Ölüme engel olan ve korkudan koruyan iyiliktir. Allah’ı devamlı zikrediniz. Çünkü zikirlerin en güze li Allah’ı zikretmektir. Müttekîlere vâdedilenleri isteyiniz. Çünkü Allah'ın vâdi vaadlerin en doğrusudur. Peygam berinizin yolundan gidiniz, Çünkü o, yolların en efdali- dir. Onun sünnetlerine uyun, çünkü onun sünnetleri yol ların en şereflisidir.

