Sayfa metni
146 / Hazret-i Ati________________________________________ yı biraz bize küstü, çıktı gitti. Ne tarafa gitdiğini bilmiyo rum, diye cevab verdi. Efendimiz hadîsin ravisi Sehi -radıyallahu anh-’e hitâben: - 'Yâ Sehl! Şimdi git, Ali nerededir, ara bul, sor da bana haber ue^'diye emretti. Sehl Hazretleri huzûr-ı Ri- saletpenâhiye gelip: - Yâ Rasûlallah! Ali, Mescid-i Şerifte yatmaktadır, diye arzeyledi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem -sallallahu Teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri Mescid-i Şerifi teşrifle Haz ret-i Ali -radıyallahu anh-’i ridâ ve cübbe-i seâdetlerinin bir tarafı toz toprağa karışmış olduğu halde yatmakta iken buldu ve: - “Ey toprak babası kalk, ey toprak babası kalk, gi delim hanemize” buyurdular. Sonra Hazret-i Ali -radıyallahu anh- fermân-ı risâ- letpenâhiye imtisâlen hâne-i seâdetlerini teşrif buyurdu lar. Ve Hazret-i Fâtıma -radıyallahu anhâ-’yı karîrul-ayn kıldılar. Bu hadîs-i şeriften, fukaradan başka ağniya için de cami ve mescidlerde yatmak ve uzanmak; bir kimseyi bir nevi bir münasebet ile lakab ile künyelemek gibi mahlas iie taltifin caiz olduğu istinbat olunmuştur. Zira Resûl-i Ekrem -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Haz-

