Sayfa metni
74 | Gönül Gözüyle Hac ve Umre hadiseyle onu anlatmaya çalışayım. Kabe-i Muazzama’da; bir Arap, Sami Efendimiz Haz retleri ve Üstazımız akşam vakti oturuyorlar. Arap olan şahsiyet, bir Kâbe’ye bir ay’a bakıyor; sonra gözünü Sami Efendimiz Hazretleri’ne çeviriyor. Bu durumu bir kaç kez tekerrür ettiriyor. Ve bunlara baktıktan sonra sürekli ağlıyor. Tekrar Kâbe’ye, Ay’a ve Sami Efendimiz’in yüzüne bakıyor ve yine ağlıyor. Oradan biri, Hacı Haşan Efendimiz’e, “Efendim bu Arap ne yapıyor?” diye sorunca Üstadımız: “Üçünün nûrunu birbirinden ayıramıyor evladım.” diyor. Mesela kendisiyle 16-17 gün beraber kalan, Develi’nin Tonbak köyünden Hacı Ahmet Yalçın isminde bir zâta buyuruyorlar ki; Ahmet Efendi! Kâbe’ye bir bak. Kâbe’ye baktığı zaman Kâbe değişiyor, yazı değişiyor, Örtüler değişiyor. Zât’m ifadesi: “Bir ömrün gözyaşını ondan sonra döktüm.” diyor. İşte bu kardeşin durumu, dışım seven fakat içini gören insanlann hâlini anlatıyor.

