Sayfa metni
68 | Gönül Gözüyle Hac ve Umre görülüyordu. Mesela, edep dairesi içerisinde Peygamber Efendimiz (sav)’e üç adım geriden durulması gerekiyor. Fazla da sesimizi yük seltmememiz lâzım. Ancak -İran’dan gelen kadınlardı herhalde- ellerini ağızlarına koyup, çok acayip sesler çıkaranlar oluyordu. Bu tür hâdiseler de huzur kaçırıyor, pek iyi olmuyor. ■ Dengeyi İslam’ın edebine göre iyi sağla mak gerekiyor. Mesela biz, Malezya’dan gelen hacıların eğitim görerek geldiklerine şâhid olduk. Onlarda bir tebessüm, güleryüz vardı. Münâsebetleri de çok güzeldi. Çok hafif konuşuyorlar, bağırmıyorlar, birbirlerine çok saygı duyuyorlar, oradaki hacılara eziyet etmiyorlardı. Bir yer istendiği zaman derhal veriyorlar. Çok iltifatlı kimselerdi. Hacı Haşan Efendimiz’in tâbirini kullanayım isterseniz. Buyururlardı ki, bizim Türk Hacıları, orman yangınına benziyorlar. Mesela onlar hep Kur’an-ı Kerim’le meşgûl olurken bizim hacılarımız: “Şu ipekliyi nereden aldın, şu

