Sayfa metni
10 / Ashâb-ı Kiram ı Bütün insanlara bunu duyurmak bir cihaddır, bir dâ- vettir. Bu dâvetin usûlünü Cenab-ı Hak Nahl Sûresinde şöyle bildiriyor: «Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüdle davet et ve onlarla en güzel şekilde mücâdele et!» Bu hikmetle ve güzel öğüt ile veya en güzel mücâdele ile yapılan dâvete icabet eden akıllı insan derhal hidâyete erer, mü’min olur, kardeş olur ve mes’ud düzen kurulur. İcâbet etmeyen insan küfürde kalır, perişan olur. Bu küfür ehli kendi hâlinde durursa ona İslâm’dan zarar gelmez... Fakat öyleleri vardır ki İslâm’ın nuruna karşı çıkarlar, onu söndürmeğe çalışırlar. Hidâyetin yerine dalâleti, saâ- detin yerine sefâleti, adâletin yerine zulmü devam ettirmek İsterler ve durmadan İslâm’a saldırırlar. Biraz duruma hâkim olursa dünya bir keşmekeş içinde kalır. Artık tefrikalar, fitneler, fesatlar ortayı alır... Zavallı beşeriyet hayvânî bir hayat yaşamaya başlar. Helebazan zâlimlerin, gaddarların, müşriklerin ellerinde inim inim inlerler... Irk, cins, zümre, belde, bölge, farklarından doğan ihtilaflarla berâber. Cehâlet, hırs, hased, tahakküm gibi kötü düşünceler insanoğlunu darlık ve azablar içinde kıvrandırır.

