Sayfa metni
60 / Ashâb-ı Kiram ı Malûm olduğu üzere Abdullah ibn-i Abbas -radıyallahu anh- genç yaşında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e kavuşmuş ve duâ-yı Nebevî’ye mazhar olarak o vesile ile de ilim, irfan, ahlâk-ı hasene ve servet ü sâmân sahibi olmuştur. Kur’ân-ı Azîmu’Ş-şân’ı en evvel tefsir eden, Abdullah ibn-i Abbas -radıyallahu anhümâ-’dır. işte Basra vâlisi ibn-İ Abbas -radıyallahu anhhümâ- bu büyük misafiri Ebû Ey- yûb el-Ensârî -radıyallahu anh-’e o kadar izzet ve ikram, o kadar hürmet ve mahabbet etmişdir ki, hiç bîr kimsenin, hiçbir zaman misafirine bu derece ikram ve ihsan ettiği işidilmemiştir. Şöyle ki: Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-, İbn-i Abbas Hazretlerine misafir olunca ibn-i Abbas -radıyallahu anhü- mâ-, konağının kapısının halkasını tutarak: «-Yâ Ebâ Eyyûb, Resûl-i Kibriyâ Hazretleri Mekke’den Medine’ye hicret buyurduğu zaman sen nasıl evini zât-ı Ri- sâletpenahî’ye teslim etmişsen, -senin yapdığını yapamam amma-, ben de bugün konağımı bütün eşyalarıyla beraber sana tahsis ve teslim ediyorum,» diyerek evinin anahtarlarını Ebû Eyyûb’a teslim etmiş ve kendisi de başka bir konağa nakletmiştir. Bir müddet sonra Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-, Basra’yı terkedeceği zaman İbn-i Abbas -radıyallahu anhümâ- konağının bütün kıymetli eşyasını muhterem mi safirine hediye ettiği gibi, ayrıca 2000 dirhem -bir rivayetde 4000 dirhem gümüş ile, yirmi- bir rivâyetde kırk- köle ihsan ve takdim etmiştir. Nitekim Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de:

