Sayfa metni
56 / Ashâb-ı Kiram 1 «- Git Hâlid Ebû Eyyûb el-Ensârî’yi dâvet eyle de gelsin imam olsun, Mescid-i Şerif’de namazı o kıldırsın.» diye emir verdi. Bunun üzerine Ebû Eyyûb el-Ensârî -radtyallahu anh- birçok zamanlar imamlık vazifesini îfâ eylemiştir. İşte bu hâdise Hz. Ali -radıyallahu anh-’ın kendisi var ken Ebû Eyyûb -radıyallahu anh-’aimâmet vazifesini tevcih buyurması Hazret-i Mihmandar’ın Ashâb-ı Kiram arasında müstesna mevkiini göstermeğe kâfidir. O zamana kadar Hz. Halid beynennâs Ebû Eyyûb lâkabıyla şöhret bulmuştu. Ali -radıyallahu anh- den isminin Hâlid olduğu o zaman işidilerek malûm olmuştur. Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- bir tarihte kendisini imamlığa. ehil görmemişdi. Halk Ebû Eyyûb Hazretlerine: «- Bize bir imam ol da namazı kıldır» dediklerinde, bu vazifeyi kendisine münhasır olduğundan dolayı bizzarûre kabul etmiş ise de, «bir zaruret vaki olmadıkça» bir daha imameti kabul etmemek üzere teahhüdde bulunmuştur. Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh- hâne-i seâdetinde bulunduğu vakit ailesi halkına çok konuşmamalarını, hattâ sükût etmelerini emrederdi. Fakat namaza durduğu zaman serbest konuşmalarına müsaade ederdi. Bunun sebebini sorduklarında cevâben: «- Ben namazda iken sizin konuşduklarınızı hiç işitmem.» diye buyurmuşlardır. Hattâ bir defa Ebû Eyyûb -radıyallahu anh- bir mescid- de namaz kılarken mescidin duvarı yıkıldığı halde başını bile çevirmemiş, tavır ve huzurunu dahi bozmamışdır.

