Sayfa metni
Hz. Hâlid Bin Zeyd Ebû Eyyûb El-Ensâri / 21 Hicret-i Nebeviyye Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efedimiz'in Mekke-i Mükerreme’den Medîne-i Münevvere'ye hicret-i Seniyyeleri İslâm Târihinin büyük bir hâdisesidir ki, bu hâ diseyle başlayan târihe Târîh-i Hicrî denilir. Velâdet-i Muhammediyye'nin 54’üncü ve târih-i M ilâdi’ni n 622’inci senesine müsâdifdir. Yani Nübüvvet-i Muhammediy- ye’nin 13’üncü senesinde Rebîulevvel ayının 12’nci gününde Medîne-i Münevvere’ye vâsıl olmuşlardır. Bir taraftan Evs ve Hazrec Kabileleri fevc fevc îmâna gelmekteydi. Ve birtarafdan da Medîne-i Münevvere'ye hicret eden Ashâb-ı Kirâm peyderpey orada toplanmaktaydı. Dîn-i İslâm Medîne-i Münevvere’de kuvvet bulmağa başladı. Müşriklerin akılları erdi ki, Medîne-i Münevvere’de büyük birkuvve-i İslâmİyye peydâ olacak ve Kureyş’in Şâm yolunda mühim bir güzergâhı olan Medînediyârı ehl-i İslâm’ın elinde kalacak. Müşriklerin uluları buralarını düşündükçe telâşa düştüler. Bu husus için Dâr’un-Nedve'de toplandılar. Târih’de beyan olunduğu üzre muhtelif re’ylerde bulundularsa da, nihâyet Ebû Cehl'in re’yi ile «O’nu öldürmekten gayri çâre yoktur» dediler, bu re’y kabul olundu. Cebraîl -aleyhisselam- gelip keyfiyyeti Efendimiz’e haber verdi. Medîne-i Münevvere’ye hicret etmek üzere me’zûn ve Ebû Bekir' Sıddîk’ı dabirlikde götürmeğe memûr olduğunu bildirdi. Resûl-i Zişân -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ebû Bekir Sıddîyk -radıyallahu anh- ile berâber Hafız-ı Ha kîkî Hak Sübhânehû ve Teâlâ Hazretlerinin emr u irâdesiyle

